Özhan 的个人资料Oxygen照片日志列表 工具 帮助

日志


1月24日

3 tür sevgi varmış...

Belki e-postanıza gelmiştir, belki bir forumda okumuşsunuzdur... Ama yine de hatırlamak için aşağıdaki alıntıyı okuyun çünkü onun üzerine diyeceğim bir kaç laf var...


Quote from Volkan's space
Volkan'nın sitesini ziyaret için başlığına tıklayın

Bu hikayeyi Masumi Toyotome diye bir Japon yazmış. Dünyada sevilmek istemeyen kişi yok gibidir diye başlıyor hikayesine. Ama sevgi nedir, nerede bulunur, biliyor muyuz diye soruyor. Sonra anlatmaya başlıyor...

sevgi_wolkancaSevgi üç türlüdür. Birincinin adı "Eğer" türü sevgi. Belli beklentileri karşılarsak, bize verilecek sevgiye bu adı takmış yazar. Örnekler veriyor: Eğer iyi olursan baban, annen seni sever. Eğer başarılı ve önemli kişi olursan, seni severim. Eğer eş olarak benim beklentilerimi karşılarsan seni severim. Toyotome en çok rastlanan sevgi türü budur diyor. Bir şarta bağlı sevgi. Karşılık bekleyen sevgi. Sevenini, istediği bir şeyin sağlanması karşılığı olarak vaat edilen bir sevgi türüdür bu diyor yazar. Nedeni ve şekli bakımından bencildir. Amacı sevgi karşılığı bir şey kazanmaktır. Yazara göre evliliklerin pek çoğu "Eğer" türü sevgi üzerine kurulduğu için çabuk yıkılıyor. Gençler birbirlerinin o anki gerçek hallerine değil, hayallerindeki abartılmış romantik görüntüsüne aşık oluyor ve beklentilere giriyorlar. Beklentiler gerçekleşmediğinde, düş kırıklıkları başlıyor. Sevgi nefrete dönüşüyor. En saf olması gereken anne baba sevgisinde bile "Eğer" türüne rastlanıyor. Yazar bir örnek veriyor. Bir genç Tokyo Üniversitesi giriş sınavlarını kazanarak babasını mutlu etmek için çok çalışıyor. Okul dışında hazırlama kurslarına da gidiyor. Ama başarılı olamıyor. Babasının yüzüne bakacak hali yok. Üzüntüsünü hafifletmek için bir haftalığına Hakone kaplıcalarına gidiyor. Eve döndüğünde babası öfkeyle "Sınavları kazanamadın, bir de utanmadan Hakone'ye gittin?" diye bağırıyor. Delikanlı "Ama baba vaktiyle sende bir ara kendini iyi hissetmediğinde Hakone kaplıcalarına gittiğini anlatmıştın diyor. Baba daha çok kızarak delikanlıyı tokatlıyor. Çocuk da intihar ediyor. Gazeteler intiharın anlık bir sinir krizi sonucu olduğunu söylediler, yanılıyorlardı diyor yazar. Delikanlı babasının kendisine olan sevgisinin yüksek düzeydeki beklentilerine bağlı olduğunu anlamıştı. İnsanlar "Eğer" türü sevginin üstünde bir sevgi arayışı içindeler aslında. Bu sevginin varlığını ve nerede aranması gerektiğini bilmek bu genç adamın yaptığı gibi yaşamı sürdürmekle ondan vazgeçmek arasında bir tercih yapmakla karşı karşıya kaldığımızda önemli rol oynayabilir diyor Masumi Toyotome. İlginç değil mi?

İkinci türe geçiyoruz; "Çünkü" türü sevgi. Toyotome bu tür sevgiyi şöyle tarif ediyor: Bu tür sevgide kişi bir şey olduğu, bir şeye sahip olduğu ya da bir şey yaptığı için sevilir. Başka birinin onu sevmesi, sahip olduğu bir niteliğe ya da koşula bağlıdır. Örnek mi? Seni seviyorum. Çünkü çok güzelsin (Yakışıklısın). Seni seviyorum. Çünkü o kadar popüler, o kadar zengin, o kadar ünlüsün ki. Seni seviyorum. Çünkü bana o kadar güven veriyorsun ki. Seni seviyorum. Çünkü beni üstü açık arabanla, o kadar romantik yerlere götürüyorsun ki. Yazar, "Çünkü" türü sevginin "Eğer" türü sevgiye tercih edileceğini anlatıyor. Eğer türü sevgi bir beklenti koşuluna bağlı olduğundan büyük ve ağır bir yük haline gelebilir. Oysa zaten sahip olduğumuz bir nitelik yüzünden sevilmemiz hoş bir şeydir egomuzu okşar. Bu tür olduğumuz gibi sevilmektir. İnsanlar oldukları gibi sevilmeyi tercih ederler. Bu tür sevgi onlara yük getirmediği için rahatlatıcıdır. Ama derin düşünürseniz, bu türün "Eğer" türünden temelde pek farklı olmadığını görürsünüz. Kaldı ki bu tür sevgi de, yükler getirir insana. İnsanlar hep daha çok insan tarafından sevilmek isterler. Hayranlarına yenilerini eklemek için çabalarlar. Sevilecek niteliklere onlardan biraz daha fazla sahip biri ortaya çıktığı zaman, sevenlerinin, artık ötekini sevmeye başlayacağından korkarlar. Böylece yaşama sonsu z sevgi kazanma gayretkeşliği ve rekabet girer. Ailenin en küçük kızı yeni doğan bebeğe içerler. Sınıfının en güzel kızı, yeni gelen kıza içerler. Üstü açık BMW'si ile hava atan delikanlı, Ferrari ile gelene içerler. Evli kadın kocasının genç ve güzel sekreterine içerler. O zaman bu tür sevgide güven duygusu bulunabilir mi diye soruyor Toyotome. "Çünkü" türü sevgi de, gerçek ve sağlam sevgi olamaz diyor. Bu tür sevginin güven duygusu vermeyişinin iki ayrı nedeni daha var. Birincisi acaba bizi seven kişinin düşündüğü kişi miyiz korkusu. Tüm insanların iki yani vardır. Biri dışa gösterdikleri öteki yalnızca kendilerinin bildiği. İnsanlar sandıkları kişi olmadığımızı anlar ve bizi terk ederlerse korkusu buradan doğar. İkincisi de ya günün birinde değişirsem ve insanlar beni sevmezse endişesidir. Japonya'da bir temizleyicide çalışan dünya güzeli kızın, yüzü patlayan kazanla parçalanmış. Yüzü fena halde çirkinleşince, nişanlısı nişanı bozup onu terk etmiş. Daha acısı aynı kentte oturan anne ve babası, hastaneye ziyarete bile gelmemişler, artık çirkin olan kızlarını. Sahip olduğu sevgi, sahip olduğu güzellik temeli üstüne bina edilmiş olduğundan bir günde yok olmuş. Güzellik kalmayınca sevgi de kalmamış. Kız birkaç ay sonra kahrından ölmüş... Japon yazar; toplumlardaki sevgilerin çoğu "Çünkü" türünde olup bu tür sevgiler, kalıcılığı konusunda insanı hep kuşkuya düşürür diyor. Peki o zaman, gerçek sevginin, güvenilebilecek sevginin özellikleri nedir? Ve işte sevgilerin en

gerçeği.

Üçüncü tür sevgi benim "Rağmen" diye adlandırdığım türdür diyor yazar Bir koşula bağlı olmadığı için ve karşılığında bir şey beklenmediği için? "Eğer" türü sevgiden farklı bu. Sevilen kişinin çekici bir niteliğine dayanıp böyle bir şeyin varlığını esas olarak almadığı için "Çünkü" türü sevgi de değil. Bu üçüncü tür sevgide, insan bir şey beklediği için değil, bir şeyler eksik olmasına rağmen sevilir. Esmeralda, Quasimodo'yu dünyanın en çirkin, en korkunç kamburu olmasına rağmen sever. Asil,yakışıklı, zengin delikanlı da Esmeralda'ya çingene olmasına rağmen aşıktır. Kişi dünyanın en çirkin, en zavallı, en sefil insani olabilir. Bunlara rağmen sevilebilir. Tabii bu, sevgiyle karşılanması şartı ile. Burada insanın, iyi, çekici ya da zengin bir konum elde ederek sevgiyi kazanması gerekmiyor. Kusurlarına, cahilliğine, kötü huylarına ya da kötü geçmişine rağmen olduğu gibi, o haliyle sevilebiliyor. Bütünüyle çok değersiz biri gibi görünebiliyor ama en değerli gibi sevilebiliyor. Japon yazar yüreklerin en çok susadığı sevgi budur diyor. Farkında olsanız da, olmasanız da, bu tür sevgi sizin için yiyecek, içecek, giysi, ev, aile, zenginlik, başarı yada senden daha önemlidir. Bunun böyle olduğundan nasıl emin olacaksınız? Hakli olduğunu kanıtlamak için sizi bir teste davet ediyor. "Şu soruma cevap verin," diyor. Kalbinizin derinliklerinde, dünyada kimsenin size aldırmadığını ve hiç kimsenin sizi sevmediğini seniseviyorum_wolkancadüşünseydiniz, yiyecek, elbise, ev, aile, zenginlik, başarı ve üne olan ilginizi yitirmez miydiniz? Kendi kendinize yaşamamın ne yararı var diye sormaz mıydınız? Devam ediyor Toyotome; şu anda en sevdiğiniz kişinin sizi sadece kendi çıkarı için sevdiğini anladığınızı bir düşünün. Dünya birden bire başınızın üstüne çökmez miydi. O an yaşam size anlamsız gelmez miydi? Diyelim sıradan bir yaşamınız var. Günlük yaşıyorsunuz. Günün birinde gerçek, derin ve doyurucu bir sevgi bulacağınızdan umudunuz olmasa, kalan hayatınızı nasıl yaşardınız? diye soruyor ve yanıtlıyor; Öyleleri ya iyice umutsuzluğa kapılıp intihar ediyorlar, ya da kendilerini iyice dağıtıp yaşayan ölü haline geliyorlar. Toyotome, hem de nasıl iddialı savunuyor, "Rağmen" türü sevgiyi. Bugün yaşamınızı sürdürebilmenizin nedeni "Rağmen" türü sevgiyi şu anda yaşamanız ya da bir gün bu sevgiyi bulacağınıza olan inancınızdır. Son sözlerinde biraz umutsuz, Toyotome. Bugün yaşadığımız toplumda herkesi doyuracak bu sevgiyi bulmak zor. Çünkü herkesin sevgiye ihtiyacı var. Kimsede başkasına verecek fazlası yok? diye açıklıyor. Anlatıyor; Yakınımızda olan birinin bu sevgiyi bize vermesini bekleriz. Ama o da ayni şeyi başkasından beklemektedir. Peki bu dünyada sevgi ne kadar var. Yazara göre, açlığımızı biraz bastıracak kadar. Ve de yemek öncesi tadımlık gelen iştah açıcılar gibi. Bu minnacık tadım, bizi daha müthiş bir sevgi açlığına tahrik ve teşvik ediyor. Bu minnacık tadım sevgiye ne kadar muhtaç olduğumuzu anlatıyor. Büyük bir hırsla ana yemeğin gelmesini ve bizi doyurmasını bekliyoruz. Hani nerede? Hepsi o.

Ve asıl çarpıcı cümle en sonda; DÜNYADAKİ EN BÜYÜK KITLIK, RAĞMEN TÜRÜ SEVGİNİN YETERİNCE OLMAYIŞIDIR. Ben seni herşeye rağmen seviyorum diyeceğim, ama senin rağmenlik hiç kusurun yok.


Ne kadar güzel demiş yazan, değil mi? DEĞİL !

Bu yazı örneklerde taraf tutarak, okuyucunun düşüncelerini yönlendiriyor... Öyle yazıyor ki yanlış fikirler ilk bakışta “ne kadar da doğru” dedirtiyor...

Üç tür sevgiden bahsetmiş değil mi? Eğer... çünkü... rağmen... şeklinde. Ve en güzelinin “rağmen” olduğunu, “eğerin” bencilce olduğunu, “çünkü”nün yaygın olduğunu savunmuş. Bunu desteklemek için de “eğer” ve “çünkü”ye yüzeysel düşüncelerin örneklerini vermiş. Halbuki madalyonun diğer yüzüne hiç değinmemiş.

Ben diyorum ki “rağmen”li sevgi en zayıf olanıdır. Neden mi? Düşünün “Seni buna rağmen seviyorum, seni şuna rağmen seviyorum” Ne güzel... Eee peki niye seviyorsun diye sorsak? Japonun dediği gibi “çünkü”lü bir cevap kötü ise, ve yüce “rağmen”li seven adam “seviyorum işte” gibi zayıf bir cevap veriyorsa, o sevmek değil hayat onları birbirlerine sürüklediği için beraber takılmaktır...

Peki yazıdaki gibi “çünkü”lere yüzeysel değil de daha değerli cevaplar versek... “Seviyorum çünkü senin altın gibi bir kalbin var”, “seviyorum çünkü alçakgönüllüsün”... Böyle bir sevgi daha kuvvetlidir, çünkü sevmesinin sebebini hayat değil kişinin kendi yaratmıştır.

Ve “Eğer” bir sevgi türü değil, sevmenin başlangıcıdır... Karşındakini tanırken insan “eğer”li cümleler kurar kalbinde. “Eğer bana saygı duyarsan seni severim” gibi... Bu sevgiyi bir şarta bağlamak değildir, karşındakinin sevmeye değer olup olmadığını anlamaktır. Zaman ile bu cümle “Seviyorum çünkü bana saygılısın”a dönüşür.

“Rağmen”ler sevgiyi sınayanlardır. Sevginin temeli değil...Japonunki gibi sadece "rağmen"li sevgi diye bir şey yoktur.

Sevgiyi böyle parçalamak sınıflandırmak ne kadar garip...

Bir insan sizin zihninizde ki “eğer”leri “çünkü”ye çevirebiliyorsa ve o insan hakkındaki “rağmen”leriniz sizin “çünkü”lerinizin karşısında yeniliyorsa o zaman onu seversiniz. Yani Japonun yazısını temel alırsak sevgiyi böyle tanımlarım :)
-Özhan Sözer


评论 (5)

请稍候...
很抱歉,您输入的评论太长。请缩短您的评论。
您没有输入任何内容,请重试。
很抱歉,我们当前无法添加您的评论。请稍后重试。
若要添加评论,需要您的家长授予您相应权限。请求权限
您的家长禁用了评论功能。
很抱歉,我们当前无法删除您的评论。请稍后重试。
您已超过了一天之内允许提供的评论数上限。请在 24 小时后重试。
因为我们的系统表明您可能在向其他用户提供垃圾评论,您的帐户已禁用了评论功能。如果您认为我们错误地禁用了您的帐户,请联系 Windows Live 支持部门
完成下面的安全检查,您提供评论的过程才能完成。
您在安全检查中键入的字符必须与图片或音频中的字符一致。

若要添加评论,请使用您的 Windows Live ID 登录(如果您使用过 Hotmail、Messenger 或 Xbox LIVE,您就拥有 Windows Live ID)。登录


还没有 Windows Live ID 吗?请注册

Birini sevdiğinde sadece sevmelisin. Eğerler, rağmenlerle sevmeyi koşullara bağlıyorsan, çünkülerle açıklamaya çalışıyorsan sevdiğini; o zaman tamamen sevmiosundur bence, seviyor gibi görünülüyordur.  Dediğin gibi sevgiyi sınıflandırmak, parçalamak çok garip....Bu arada ziyaret ettiğin ve yorum yaptığın  için de teşekkürler, kolay gelsin..    
1 月 28 日
匿名 的图片
MSNSpacePlaces-Europe-3 发表:
Comment by MSN Europe

Hello Spacer.
Thanks for the presenting of you space.
Your MSN Space has been placed now on MSN Europe 3.
under U.K Turkey 2.
Hopefully to contentment.
Report others About this Space,so other spacers can find us better.
Or place a LINK on your space,that will be much better.

Greetings and heartily thanks.
MSN Space Places Europe
1 月 27 日
匿名 的图片
Sevil 发表:
Oldukça başarılı bir yorum tebrik ederim Özhan :) Spaceime bıraktığın yprumda da haklıydın --southpark konusu-- Sana hak verdim ve daha mantıklı olduğuna karar verdim. Hoşçakal, kendine iyi bak...
1 月 24 日
匿名 的图片
VoLKaN_wolkanca 发表:
duyarlılığın için teşekkür ederim gerçekten örnek dürüst insansın seni tebrik ediyorum alnından öpüyorum sevgili kardeşim MsnSpaces ile ilgili her türlü yardımına açığım teknik konularda.

sevgilerimle
1 月 24 日
匿名 的图片
Claudia 发表:
Hey thanks for visiting my space, not sure where to leave you a message because i can't understand what yours says. But you are probably right about Osama....Let's just hope that....
Take care.....
1 月 24 日

引用通告

此日志的引用通告 URL 是:
http://0ksijen.spaces.live.com/blog/cns!951BAA939FC4476A!614.trak
引用此项的网络日志